İletişim: 0312 466 38 00 

Duyguları İfade Edebilme

Düşüncelerini Reddetmeyin

‘’Sen çocuk musun?’’, ‘’ Şimdi seninle uğraşamıcam’’, ‘’Konuyu ne kadar çok abartıyorsun!’’ gibi çocuğun içine kapanmasına neden olacak ifadelerden uzak durulmalı.

Bu tarz konuşmalarda çocuğa verilen mesaj; duygunu bana söyleme, duygularını kendin hallet. Bu tür karşı çıkmalara maruz kalan çocuk, bir noktadan sonra duygularının değersiz olduğunu düşünmeye başlıyor ve duygularını açmıyor. Ve bu değersizlik hissi yaşa boyu devam ediyor. Aile çocuğa bu durumda duygularını saklamayı öğretiyor. Ve çocuğun duygusunu anlayamayınca da ona rehberlik yapamıyor. Çocuk yalnız bir yaşam sürmeye başlıyor. Gelecekteki ilişkilerinde arkadaşlarına, okuluna, eşine bağlanma sorunları yaşıyor. Dolayısıyla sağlıklı ilişki kurma güçleşiyor.

Gün içinde sizi mutlu eden şeylere ya da kızdığınız şeylere verdiğiniz tepkiler ile çocuğa örnek olursunuz. O yüzden ifadelerinizi kullanırken onların da sizi model olarak öğrendiğini unutmayın. İyi örnek olmaya dikkat edilmeli. Örneğin sinirlendiğiniz de yere eşya atarsanız, kırar dökerseniz çocuğunuzun da duygu ifadelerini kullanırken olumsuz duygular ile baş etme yöntemini doğru şekilde gerçekleştirmesini beklemek çok doğru olmaz. Olumsuz durumlardaki baş etme stratejileriniz ve alışkanlıklarınız çocuğunuza model olacaktır.

Akşam bütün ailenin sofrada toplanması en güzel paylaşım ortamıdır. Çocuğunuzun kendini bugün nasıl hissetiğini, neler yaşadığını sorabilirsiz. Yemekten sonra 4 temel duygunun olduğu bir tablo hazırlanıp ogünkü duygusunu boyamasını isteyebilirsiniz. Eğer çocuk kendi duygusunu ifade etmiyorsa siz onu yönlendirin. ‘’Bugün çok mutlu görünüyorsun.’’ Deyip mutlu yüzü boyayabilirsiniz.

Çocuk Ve Ergen Psikoloğu

Serpil İlhan

Çocuklara duygu tanımlama becerisi kazandırmanız çok önemlidir. Sosyal-duygusal gelişim içerisinde yer alan duygu tanımlama becerileri, çocukların gelişim süreçlerinin sağlıklı bir şekilde devam ettiğini gösterir.

Çocuk bir şeye çok mutlu olduğunda ‘’ çok mutluyum’ ya da sinirlendiğinde ‘’ çok mutsuzum’’ ifadelerini kullanabildiğinde, ağlama krizleri, öfke nöbetleri olma olasılığı daha azdır. Çocuğun, özellikle olumsuz duygular ile baş edebilmesi için duygularını tanımlayabilme ve duygularını ifade edebilme becerisini geliştirmeye yardımcı olmanız gerekmektedir. 

Balon, taş, kolye uçlarıları gibi materyaller alıp çocuğun üzerini temel duyguları çizmesini ve boyama yapmasına yardımcı olabilirsiniz. Böylece eğlenceli hale dönüşecektir.

Çocuğun temel duygular içeren poz vermesini isteyip fotoğraflarını çekebilirsiniz ve odasına asabilirsiniz.

Çocuğa içinde bulunulan gelişim dönemine, yeteneklerine, ilgi alanına ve potansiyeline uygun görevler verilmeli. Aile içinde bir karar alınacaksa bu konu üzerinde çocuğun da fikri alınmalı. Örnek olarak haftalık ya da aylık plan dahilin de ev içinde karar toplantıları yapılabilir. Aile üyeleri teker teker evle ilgili isteklerini, olumlu,  olumsuz düşüncelerini ifade edebilir. Böylece karar verirken ve istenmeyen durumlar da olsa çocuk baş etme yöntemlerini geliştirir. Çocuklar zaman zaman bize komik gelebilen ancak onlar için çok büyük anlamlar ifade eden bazı duygularından bahsederler. Eğer onlara hissettiklerinin yersiz olduğuna dair söylemlerde bulunursanız duygularını ifade edememek gibi sorunlar yaşamaya başlayabilirler. Ayrıca bu durum ileride çocuğun kendine olan güvenini kaybetmesine, girişken olmamasına da neden olur. Önce duygusunu anladığınızı, belki çocukken buna benzer bir olay yaşadığınızı ve çözümlediğinizi söyleyebilir, daha sonra problemi çözmek adına önerilerini alabilirsiniz."

Randevu Al

​Türkiye'nin En Büyük Çocuk Psikiyatri Sitesi....

Unutmayalım ki kendini değerli hisseden insanlar, duygularını açık ve rahat bir şekilde ifade edebilir.

Kendini değersiz hisseden kişiler duygularını çok açmaz, açamaz. Çünkü küçükken duygularını açtığında, ailesi onun duygularını kabul etmemiş ise ileride girdiği ortamlarda da kabul görmeyeceğini düşünmesine yol açar.

Duygusal gelişim ile birlikte çocuklar empati becerisini de kazanmaya başlarlar. Örneğin istenmeyen bir davranış yaptığında annenin babanın ya da arkadaşının üzüleceğini fark eder ve o davranışı yapmaktan vazgeçer.

İlk önce küçük yaş grubu çocuklara öğretilmesi gereken ‘’temel duygu isimleri’’dir. Üzgün, mutlu, kızgın, korkmuş vb. Büyük yaş grubu çocuklara ise detay içeren duygu ifadeleri öğretilebilir. Hayal kırıklığına uğramak, heyecanlı, endişeli vb. Bunlarla ilgili çocuklardan hissettikleri duygular ile ilgili resim çizmeleri istenebilir. Ya da karşılıklı taklit içeren yüz ifadelerini yansıtma oyunları oynanabilir.

Olumsuz olan durumlarda da çocuk üzüntüsünü yaşamalıdır. Çocuk duygularını ifade etmeli, ailede yargılamadan dinlemelidir. Aile olarak durum birlikte çözülmeli ve ders çıkartılmalıdır. O zaman çocuk duygularının kabul edildiğini görür ve üzüntünün de doğal olduğunu anlar. Çocuklar hem olumlu duyguyu hem de olumsuz duyguların yaşanması gerektiğinin doğal olduğunu öğrenmelidir. Bunu öğrenen çocuk kendini her zaman değerli hissedecektir.

 

ÜZÜNTÜYEÜ DE MUTLULUĞU DA DOĞAL KARŞILAMALILAR