Sevgimizi göstermenin bazı yolları

Öncelikle anne baba arasındaki iletişimin doğru olması ve sevgi için model olmaları gerekmektedir. Sevginin ne demek olduğunu anne baba arasında gördükten sonra çevresine de sevgiyi aktarabilmeleri sağlanmalıdır.

Çocuğunuza verdiğiniz değeri hissettirin ve bunun için sebep olmadığına inandırın. Değer verildiğini bilmek her çocuğu mutlu edecektir.

Sevginin içinde şiddete yer yoktur. Hiçbir şekilde şiddette başvurmayın.

Sevgi ve sana güveniyorum sözcüklerini sıklıkla kullanın.

Sevgi sadece doğrudan doğruya iletişim kurmak değildir. Her türlü uyarana açık olun.

Onu dinleyin. Ve göz temasından asla kaçınmayın.

Sevginizi ifade edebilmenin en güzel yollarından birisi de onunla birlikte vakit geçirmek, değerli olduğunu hissettirmektir.

Sevginizi asıl başarısız olduğu zamanlarda gösterin. Sevginizi başarısına veya bir sebebe bağlamasının önüne geçilmelidir.

Akraba ilişkilerine önem verin sık sık bir arada olmaya özen gösterin.

Anne baba arasında kötü bir durum olsa bile çocuğunuzun yanında birbiriniz hakkında olumsuz şeyler söylemeyin.

Dolaylı cümlelerden kaçının. Açık ve net olun.

Toplum içinde çocuğunuzun düşüncelerini mutlaka dinleyin ona söz hakkı verin.

Ve en önemlisi sevginin sadece insanlara karşı değil hayvanlara, doğaya, çevreye, kültürüne, büyüklerine karşı olması gerektiği bilinci aşılanmalıdır.


İletişim: 0312 466 38 00 

Randevu Al

​Türkiye'nin En Büyük Çocuk Psikiyatri Sitesi....

Fazla sevgi şımartmaz onu şımartan yerinde olmayan ilgidir

Ebeveyn olarak çocuklara sınırsız sevgiyi verebilmeliyiz. Çocuk açısından önemli olanın sevildiğine inanmak olduğunu unutmamalıyız. Sadece güzel, akıllı, uslu olduğu için değil onu kendisi olduğu için sevdiğimize inandırmalıyız.

Gerekmeyen yerde ilgi göstermek ileride çocuğun psikolojik sorunlarla uğraşmasına neden olacaktır. Kendi ellerinizle beslemek, el bebek gül bebek büyütmek, bir şey olacak diye top oynamasına izin vermemek, korku ile kısıtlamak, okula giderken bir şey olur diye sürekli kontrol etmenin sevgi ile bağlantısı yoktur. Çocuğa sevgi göstermek ile aşırı boğmak ve aşırı koruyucu aile olmak arasındaki ayırımı iyi yapmalıyız. 

İnsanı insan yapan, ruhu besleyen tek duygudur sevgi.


Sevme yeteneği sevile sevile kazanılır. Sevgiyi verdikçe sevgi alırsınız. Çünkü tüm insanlar önce sevilmeyi daha sonra sevmeyi öğrenir. İlk sevgi çiçeği anne ile çocuk arasında ki ilişki ile açacaktır.
Anne babanın çocuğa verdiği sevgi ileride çocuğun nasıl bir kişiliğe sahip olacağını belirliyor. Çocukların gelecekte psikolojik, zihinsel ve sosyal açıdan çok daha sağlıklı olduğunu görmek için çocukken ailesinden gördüğü sevgiye, ilgiye, sıcaklığa bakmamız çoğu zaman yeterli olacaktır. Sevgiye doymayan birinin psikolojik açıdan güçlü olması ve karşılıksız sevmeyi öğrenmesi mümkün değildir.


Sevginin kelimelere ihtiyacı yoktur

Zamanında çocuğa verilen sevginin aşamayacağı zorluk, yapamayacağı şey yoktur. Sevgi o kadar evrensel bir dildir ki hiçbir kelimeye ihtiyacı yoktur. Bazen bir gülüş, sıcak bir sarılma, göz teması bile sevgiyi göstermenin en güzel yolu olup çıkar karşısına. Duygularla konuşmak hiçbir şekilde yanlış anlaşılmaz ve yetersiz kalmaz. Çocukların öğrendiği ilk dildir sevgi dilidir.

ÇOCUKLARDA SEVGİNİN ÖNEMİ

Çoğu araştırmalara göre

Ailesi tarafından sevgi gösterilmemiş, kabul edilmemiş çocuklar ileride kendine güveni olmayan, başkalarına bağımlı, sorunlar ile başa çıkamayan, duygularını göstermekte çekinen, değişken ruh haline sahip ve en önemlisi belki de hayata olumsuz, karamsar bakan bireyler haline gelirler. 800 ailenin ve 1100 çocuğun katıldığı ve 3 ay süren anket sonucunda 6 yaş ve altı çocukların kişilik oluşumlarında en önemli etkenin sevgi olduğu açıklanmıştır. Ayrıca kaş çatmanın ve kötü sözün çocukların karakter ve zeka gelişiminde olumsuz etkilere de yol açtığı da görülmüştür. Gülerek göz teması kurmakta önerilerin başında geliyor.

Gözlemlere göre anne babası düzgün konuşan ve sevgi ile büyütülen çocukların hem ruhsal hem fiziksel gelişimlerinin de sağlıklı olduğu görülüyor.

Bu sonuçlar da sevginin tek başına bir güç olduğunu bize sunuyor. O yüzden çocukları sevgi ortamında büyütmeli ve sevgimizi ifade etmenin yollarını bulmalıyız.

Sevme ve sevilme duygusu da açlık, susuzluk gibi yaşam boyu sürecek olan en temel ihtiyacımızdır. Bebeklik döneminde almış olduğumuz sevgi ihtiyacı ömür boyu değişmeyecek, sadece biçim değiştirerek hayatımızda var olmaya devam edecektir.

SERPİL İLHAN

UZM. ÇOCUK VE GENÇ PSİKOLOĞU