İletişim: 0312 466 38 00 

Randevu Al

​Türkiye'nin En Büyük Çocuk Psikiyatri Sitesi....

Her çocuğun her dönemde farklı korkuları vardır. Çünkü korku doğal bir duygudur ve her insanın içinde bir takım korkuları vardır. Sadece çocuklar bazı korkuları yetişkinlerden daha çok yaşarlar. Anne baba tutumları ile bu korkular azalır ya da artar. Peki korkular ne zaman başlar? Aslında korkularımız ve kaygılarımız, ilk olarak anne karnından dünyaya adım atmamız ile başlar. Ve genel olarak bebekler, doğumdan 2-3 yaşa kadar geçen sürede anne babadan ayrılma, yüksek ses, hızlı hareketler, yabancılar, büyük nesneler, büyük hayvanlardan korkarlar. 3 yaş sonrasında bilişsel becerilerin artması ile korku yaratan durumlar da değişmeye başlar. 3 yaş sonrası ise, bu korkular daha çok karanlık, canavarlar, gece duydukları garip seslere doğru yönelim gösterir. Korkuların devamı ise okul döneminde, evde yalnız kalmalar, tuvalet pencereleri, doktor korkusu, azarlanmak, okul fobisi gibi korkuları dönüşür.

Korktuğu şeyleri anlamaya çalışın, bunu yaparken, çocuğunuzun kişiliğini, sizle ilişkisini ve o sıralar ailede olan önemli olayları göz önünde bulundurun.

Korkuları kabul edin. Zamanında kendi korkularınız olduğunda da nasıl başa çıktığınızı anlatın.

Korku yaşanılan durumları iyi takip edin. Ve her durumu not alın.

Kendi korkularınızı çocuğun gözü önünde yaşamayın.

Birine vermekle tehdit etmeyin.

Başka çocuklar ile kıyaslamayın.

Korku içerikli masallar yerine cesaret içerikli masallar okuyun.

Neden korktuğunu ve korkunun altında yatan sebeplerin neler olabileceğini bulmaya çalışın.

Çünkü korkunun sebebi bulanmadan ortadan kaldırmak genel olarak mümkün değildir.

Bu süreçte sabırlı olunmalıdır.

 


Anne baba ya da aile büyükleri bu korkuların pekişmesine farkında olmadan da olsa, kurdukları cümleler ile artmasına neden olabilmektedir. ‘’Yemeğini bitir yoksa iğneci gelecek’’, ‘’Ben senin annen olmayacağım artık, bırakıp gideceğim, beni çok üzüyorsun.’’, ‘’Sus, yoksa polis amcalar seni götürecek.’’ , ‘’şşşşş, öcü geliyor! ‘’ Gibi çeşitli söylemler ile çocuğun davranışını düzeltmeye çalışırız. Çocukları asla korktuğu şeyler ile tehdit etmemeliyiz. Özellikle ergenlik döneminde obsesyonlara (takıntı) dönüşebilmektedir.

Korkular her ne olursa olsun çocuklara bu durumda saygı duyulmalıdır. Korkuların önemsenmemesi, dalga geçilmesi korkuların artmasına neden olacaktır. Bu tarz tutumla yaklaşılır ise çocuk küçük düşme, utanma duygusu ile korkularını ifade edemeyecek ve yardım alamayacaktır. Ebeveyn olarak bilinmesi gereken ilk nokta bu korkuların geçici olduğu ve gelişim süreçlerinin parçası olduğudur. Korktuğu şey ile başa çıkması için yol gösterin, cesaretlendirin. 

ÇOCUK VE GENÇ PSİKOLOĞU SERPİL İLHAN

KORKULAR İLE BAŞ ETME YOLLARI

Hangi durumlarda destek alınması gerekir?

Çocuğun korkuları, gündelik yaşamını engellemeye başladıysa, yaşam kalitesini düşürüyorsa,

Yaşına uygun olmayan davranışlar gösteriyorsa,

Belirli durumlardan, olaylardan uzak durmaya başladıysa,

Yapmanız gereken her şeyi yaptıktan sonra, ısrarcı bir şekilde devam ediyorsa,

Bir aydan fazla ise,

Sürekli aynı fiziksel şikayetlerde bulunuyorsa, (her zaman karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı)

Takıntılar başladıysa,

normal gelişimin dışında korkular olduğunu düşünebiliriz.

Böyle durumda mutlaka bir çocuk ruh sağlığı uzmanına başvurmak önem taşır.

NELER YAPABİLİRİZ?

Karanlıktan korkan bir çocuğu asla korkusu ile yüzleştirmeyin. Bunu anlamasına yardımcı olun. Karanlık bir odaya kapatmayın. Aynı şekilde diğer korkular içinde geçerli. Bu çocuk için oldukça zararlı bir müdahaledir.

Çocuk karanlıktan korkuyorsa, onunla birlikte odaya gitmek, ışık açık ve kapalıyken odada birlikte oturmak, aslında bir şeyin değişmediğini göstermek etkili olacaktır.

Aşırı koruyucu aile yapısı olmamaya özen gösterin. Çocuk etrafından ve çevresindeki insanlardan korkan bir çocuk olarak yetiştirilmemelidir.

Çocuk kendisini anne-babasının yanında güvende hissetmelidir.

 Anne- babayla kurulan güvenli bağ, bu korkuların giderilmesinde en önemli etkendir.

Çocuğa güvenli ve istikrarlı bir ortam yaratılmalıdır.

Yalnız yatmaktan korkan bir çocuk ile uyuyana kadar beraber kalmak doğrudur. Çocuk uyuduktan sonra odaya gideceğiniz mutlaka söylenmelidir. Söylemediğiniz takdir de sizi yanında bulamaması korkuyu daha da arttırabilir. Odada veya koridorda bir ışık bırakmak, odasının kapısını açık bırakıp, ihtiyacı olursa seslenebileceğini söylemek, çocuğun daha rahat uyumasını sağlayacaktır.