İletişim: 0312 466 38 00 

Randevu Al

​Türkiye'nin En Büyük Çocuk Psikiyatri Sitesi....

''Oynamayan Tay At Olmaz''

Oyun, çocuğun gerçek dünya ve hayal dünyası arasında kurduğu bir köprüdür. Çocuğun çoğu şeyi öğrenmesi için attığı ilk adımdır. Oyun tüm dünya kültürlerinde özellikle de bizim kültürümüzde çocukların yaşamında önemli yeri olan bir etkinliktir. Çocukluğumuzda sokaklar, oyun alanları genişti ve biz de oyunlarımızı özgürce sokaklarda oynardık. Çocuklar artık eve kapanmış durumda ve her 10 çocuktan 9’u artık yarım saatten daha az dışarıda vakit geçirmekte. Bütün kış boyunca kapalı alanlara maruz kalan ve soğuktan dolayı sokağa çıkarmadığımız  ya da çıkaramadığımız çocuklarımızı sokağa çıkarma mevsimi geldi.

Çocuklar kapalı alanlarda hareket etmeyi unutuyor. Bu nedenle çocukların gelişimden gerilik oluştuğu gibi psikolojik problemler de yaşanıyor. Sokak oyunlarının çocukların gelişimine sağladığı fiziksel, psiko-motor, duygusal, sosyal ve zihinsel katkılar unutulmamalıdır.Hepimizin bildiği;  Aç Kapıyı Bezirgan Başı, Birdirbir, Körebe, Kutu Kutu Pense, Yağ Satarım Bal Satarım, Yakan Top, Uzun Eşek, Topaç, Köşe Kapmaca, Saklambaç,  ip atlama, yedi kiremit, alçak yüksek, stop gibi geleneksek sokak oyunları ile büyüsün çocuklarınız.

Tüm bunların yanında oyun, çocuğun zihinsel gelişimini de etkiler. Çevresini tanıma, araştırma, objeleri tanıma, problem çözme imkanı sağlar. Bu sayede şekil, renk, boyut, ağırlık, hacim, ölçme, sayma, zaman, mekan, uzaklık, uzay gibi pek çok kavramı ve eşleştirme, sınıflandırma, sıralama, analiz, sentez ve problem çözme gibi birçok zihinsel işlemleri de öğrenebilir. 

Şimdiki çocuklar bizim kadar şanslı değiller. Başta teknolojinin gelişmesi, şehirleşme, betonlaşma, komşuluk ilişkilerinin azalması, güvenli sokak ortamlarının kalmayışı gibi sebeplerden dolayı artık çocuklar dışarıda oyun oynayamıyor ve eski sokak oyunları maalesef unutuldu. Komşuluk ilişkilerinin kuvvetli olmasından dolayı çocuklar oyun oynarken komşular birbirinin çocuklarının karnını doyurur, göz kolaçan eder, onu kollarlardı. Şuan komşular birbirini tanımadan, merhabalaşmadan yan yana geçip gidiyor.

Sokak oyunların da yetişkin olmadığı için kendi aralarında ki sorunları çocuklar kendileri çözerler. Çocuk kendini yeterli hisseder. Grup kurallarına uyar, sorumluluk, sıra bekleme, karşıdakini dinleme gibi becerileri de gelişir. 


Oyun ortamı çocuk gelişiminde duygusal açıdan çok önemli bir yere sahiptir. Oyun oynayan çocuk mutluluk, sevinç, acıma, korku, kaygı, dostluk, sevgi, güven duyma, bağımsızlık vb. duygularını rahatça ifade edebilecek doğal bir ortam bulur.


Çocuklar bazen tek başına dışarıda oynamak istemeyebilir ya da komşunuz çocuğunu sokağa çıkartmıyor olabilir. Eğer durum böyle ise en azından günde 1 saat çocuğunuzla dışarıda zaman geçirebilirsiniz.  Çevresinde oynayabileceği arkadaşı varsa günde 2 saat zaman geçirmesi çocuk için çok önemlidir. Eğer çocuk ev ortamına ve telefona alışmış ise sokak oyunları öğretilip dışarıda oynamasına motive edecek oyuncaklar alabilirsiniz. Böylece çocuklar arkadaşlarıyla oyun kurmakta zorlanmaz.  Anne babalar çocuklarıyla geçireceği zamanı AVM’ler yerine park ve açık alanlarda geçirebilirler.

Bu sebeplerden çocuk evde televizyon izliyor, telefonla ilgileniyor ya da bilgisayar oyunu oynuyor. Bu durumun en kötü sonuçlarından biri ise çocukların sanal oyun oynama, interneti kullanma yaşının 2’ye kadar düşmesidir. Hiçbir sıcaklığı olmayan bu oyunlar ise çocukları saldırgan, beceriksiz, fiziksel olarak yalnız ve sosyalleşmekten uzak bir hale getiriyor. Sosyal medya ortamlarında bekleyen tehlikeleri düşünürsek, çocukların sokakta oyun oynamaları aileler için daha az endişe verici bir durumdur. Bu yaz tatilinde çocukları eve mahkum etmeyip, sokak oyunları için motive etmeliyiz.

Çocukların gelişimleri açısından sokak oyunları çok faydalıdır. Güneş ışınlarından alınacak olan D vitamininin ve oksijenli havanın çocuğa faydası göz ardı edilmemeli. Özellikle hiperaktivitesi olan çocuklar için açık alanda koşarak oyun oynamaları çocuğun fazla enerjisini atmasını sağlar. Ayrıca sokak oyunları aktif oyunlar olduğundan çocukların motor gelişimini de destekler. Oyun oynayan çocuklar koşarak, atlayarak, tırmanarak, yakalayarak, sıçrayarak, sürünerek, sallanarak sürekli hareket ederler. Böylece, büyük ve küçük kas gruplarının gelişimlerini sağlayarak, ihtiyaçları olan ya da ileride ihtiyaçları olacak günlük yaşantıdaki becerileri kazanırlar. Çocuklar evde bilgisayar oyunu oynarken pasif oldukları ve yalnız oynandığı için yaşıtları ile iletişim kurmazlar ve birçok becerileri gelişmemiş olur. Sosyal beceriler de geri kalan çocuk okul döneminde zorluk yaşar. İçine kapanık, özgüveni eksik, girişkenliği zayıf ve öfkeli çocuklar haline gelebilirler. 

Çocuk oyunlarının çoğu, çocukların dil gelişimlerini destekleyici niteliktedir. Oyun sırasında çocuk hem kendisini ifade etmek hem de karşısındakini anlamak zorunda kalır. Çocuk oyunda dili,  olaylarda çeşitli zaman eklerini kullanma, soru sorma ve cevap verme, komut vermek, sıralama, hayali durumları ifade edebilme, duygu ve düşüncelerini anlatma gibi amaçlar için kullanır.

Kısacası çocuklar izole bir odada büyütmek yerine aile, komşu, arkadaş ziyaretlerini artırarak yeni insanlar görmesine ve çocuklarla sokakta oynamasına fırsat vermek gerekir. Çocuk biraz daha büyüdüğünde sosyalleşmesi için çocukları sosyal alana park ve oyun alanlarına götürmenin yanı sıra kreş ve anaokuluna göndermek ve dışarıda arkadaşlarıyla oynamasına izin vermek gerekir.

Anne babalar bu durumun bilincinde olmalı ve çocuklarını açık havada arkadaşlarıyla oynamasına fırsat vermelidir. Çocukların çocukluğunu doya doya yaşamasını sağlamalıdır.


 

Çocuk Ve Ergen Psikoloğu

Serpil ilhan