İletişim: 0312 466 38 00 

Randevu Al

​Türkiye'nin En Büyük Çocuk Psikiyatri Sitesi....

Yapılan araştırmalara göre hemen hemen her çocuk duygusal bir olay yaşadıklarında rüya görürler. Erken çocukluk döneminde çocukların % 10’u, 5-7 yaş arasında %30’u, 8-10 yaş arasında %20 si, 10-14 yaş arasında ki çocukların %13’ü haftada bir kez de olsa kabus olarak nitelendirdiğimiz korkulu rüya görürler. En çok görülen rüyalar öldürme, yaralanma, uçma, atlama, hayaletlerin olduğu rüyalar olarak gruplandırılabilir. Bu rüyalar değerlendirilirken çocukların gelişim aşamaları göz ardı edilmemelidir. Çünkü hayal gücü ve bilişsel gelişmeleri devam eden çocuk rüya görür. Bu normal bir sürecin göstergesidir. En çok korkulu rüyaların görüldüğü 5-7 yaş arasında ki çocukların gelişimsel özelliklerine bakılırsa, çocuk bu yaşta evden ayrılmaya başlar, yeni bir ortama, okul sürecine girer, ev dışında farklı sosyal aktivitelere katılarak bireyselleşir. Yaş arttıkça korkulu rüya görme olasılığı azalır.

Rüyalar gelişimsel sürecin bir parçasıdır fakat ebeveynler tarafından önemsenmelidir. Çünkü korkuların ya da kaygıların temeli rüyalar ile anlaşılabilir. Aileler çocuklarının sıkıntı içinde olduklarını anlayıp erken müdahale edebilir. Diğer türlü uyku düzensizlikleri ile birlikte çocuk sağlıklı gelişimsel süreçlerini tamamlayamayabilir. Ve bu korkular ergenlik dönemine kadar çocuğu etkileyebilir. Aile bireylerinden birinin kaybını yaşayan çocuk, kayıp yaşamayan çocuklara göre daha çok korkulu rüya gördükleri de araştırılmıştır. 

ÇOCUK VE ERGEN PSİKOLOĞU

SERPİL İLHAN

Düzenli olarak görülen korkulu rüyalar travma işareti olabilir. Özellikle korktukları bir nesne, canlı, kişi ya da hayali bir varlık varsa ve bu gün içinde yaşamını etkiliyorsa bir uzmandan destek alınmasında fayda vardır. Alacağınız erken destek ile çocuğunuzun ileriki dönemlerde yaşayacağı korkulu rüyaların önüne geçebilir ve psikopatolojik sorunlar şeklinde karşısına çıkmasını önemli ölçüde engel olmuş olursunuz.

 

 

ÇOCUĞUM RÜYALARI YÜZÜNDEN UYUYAMIYOR

Her insan ‘’düzenli uyku’’ sırasında rüya görür ve bu görülen rüyalar, özellikle çocukların ruhsal gelişimini etkilemektedir. Rüyalar içerik ve yapı olarak değişiklik gösterir. Piaget’e göre çocukların rüyaları anlamlandırması ve yorumlaması 3 aşamadan geçer. 5-6 yaş bunun ilk evresidir. Bu yaşta çocuklar rüyaların kendi dışında geliştiğini ve oluştuğunu düşünürler. 7-8 yaş ise ikinci aşamaya denk gelir. Çocuklar bu dönemde rüyaların kendi içinde olduğunu fakat dış dünyadan kaynaklandığın düşünmeye başlarlar. Üçüncü aşamada yani 8-9 yaşlarında çocuk artık rüyaların kendi duygu ve düşüncelerinin ürünü olduğunu anlamaya başlar. Peki bu rüyalar çocuklar nasıl etkiliyor?

​​Kötü rüyalar yüzünden uyku düzensizliği çeken çocuklar için aileler neler yapmalıdır?

Rüyaların temel sebeplerin bir tanesi de güvende olma duygusudur. Çocuklar içi güvende olmak çok önemlidir. Ebeveynler bazen kızgınlıkla ‘’Böyle yaparsan, bırakır giderim, annesiz kalırsın, bıktım senden, ne halin varsa gör, böyle davranırsan artık seni sevmeyeceğim’’ gibi tehdit ve kaygı yaratıcı cümleler ile çocuğu olumsuz etkilemektedir. Güvensiz ortamda büyüyen çocuk buna inanmaya başlar ve rüyaları bu göre şekil almaya başlar.

Korkulu bir rüya gören çocuğun yanına gidilmeli, ona sarılarak güvende olduğu söylenmelidir. Çocuk rüyayı anlatması için yönlendirilmelidir. Onu korkutan şeyle nasıl başa çıkmaya çalıştığını anlattırabilirsiniz. Başa çıktığı olayla ne kadar iyi olduğunu anlatın ve çocuğunuzu yüreklendirin. Rüyanın çocuğu değil, çocuğun rüyayı kontrol ettiğini böylece hissettirebilirsiniz.

2 yaşından sonra aynı saatlerde, aynı yerde, aynı şekilde uykuya geçmeleri çocuk için önemlidir. Işıklar tamamen açık olmadan, hafif düzeyde bir ışık ile beraber dinlendirici bir melodinin olması çocuğu sakinleştirir, uykuya geçişi kolaylaştırır.

Çocuğa rüyalar konusunda öneriler de bulunabilirsiniz. En çok korku içeriği olan canavarlarla ilgili ‘’O canavara bir dahaki rüyanda şu şekilde davran’’ gibi rahatlatıcı ve yönlendirici cümleler kurmanız çocuğunuzun rahatlamasını sağlayacaktır.

Uyumadan önce çocuğunuzla birlikte güzel şeyler hakkında sohbet etmek ya da ona olumlu hikayeler okumak uyku kalitesini arttırır.

Belirli yaş dönemine geldiğinde çocuğun yatağı ayrılmalıdır. Süre uzadıkça, yatak ayırma konusu daha da zorlaşacaktır. Küçük yaştan itibaren tek başına yatması uyku gelişimini olumlu etkilemektedir.

Çocuğunuzun endişelendiğini, korktuğunu anlayışla karşılayın. ‘’ Çok saçma, öyle şey olmaz, yat uyu hadi.’’ Gibi geçiştirici, göz ardı edici cümleler kurmayın.


Anne-baba çocukla ne kadar çok oyun oynarsa uykuya etkisi de o kadar olumlu olmaktadır.

Çocukla sağlıklı iletişim kurulduktan ve çocuk rahatladıktan sonra yatağa dönmesi için yönlendirilmelidir.